İçeriğe geç →

HAKKIMDA

Portakalda vitaminken başlamıştı aslında tüm hikaye. Hiç durmadan, haftasonlarını bile gezerek değerlendiren bir anne-babaya sahip olarak ben doğmadan genlerime işlenmişti bu gezme arzusu zaten. Sanmayın ki turlar ile geziyorduk. Bir kere tur ile Mısır’a gittik de daha 2.günden kendimizi tur dışı yerlerde bulmuştuk! Keşfetme arzusu daha o zamanlardan işlenmişti bir kere beynime.

Yıl 90’lar…Ulaşımın günümüzdeki kadar kolay olmadığı, uçağa halen parası olan kişilerin binebildiği, otobüs, tren, uçak seferlerinin bile haftada 1 yapıldığı yıllar…Düşünün ki akşam yemek yemeye Tekirdağa giden bir aileniz var ya da haftasonu için Bursa’ya termallere ya da Eskişehir’e hamama girmeye! Yazları soluğu Bodrum’da ya da Antalya’da alırdık. Ama öyle İstanbul’da arabaya bin,Bodrum’da arabadan in yok. Yolun bizi götürdüğü uğranabilen her köye,kasabaya uğrar, yenilebilecek en güzel, en doğal yerel yemekleri tadardık. Haliyle güneye inmemiz birkaç günü bulurdu.

Yaş 16’yı gösterdiğinde artık yuvadan uçma vakti gelmişti ve bir kültürel değişim programıyla ben, 1 yıl Amerika’yı keşfedeceğimi düşünürken aslında tüm dünyaya asla kapanmayacak bir pencere açıyordum. O zamana kadar ailemle gerek yurt içi gerekse yurt dışı tatilleri yapmıştım. Ancak bu bambaşkaydı. 1 yıl boyunca hem okula giderek hem de yanında kaldığım Amerikalı ailemle yeni yerler keşfederek bambaşka dünyanın kapılarını açıyormuşum da farkında değilmişim.

Daha sonrasında ise uslanmaz bir gezgine dönüştüm. Üniversitede sene içinde uzun gezilere çıkacak zamanım olmasada kesinlikle uzun bayram tatillerini ve yaz tatillerini asla es geçmedim. Şimdilik iş gezilerimiz dışında, eşimle sadece haftasonu, yıllık izin ve bayram tatillerinde gezebiliyor ve yeni yerler keşfedebiliyoruz. Ancak dünya turu planı yolda! Takipte kalın 😉

Seyyahat etmek, keşfetmek öyle bir duygu ki insan gezdikçe daha çok gezmek istiyor. O yeni yerler görme, yeni insanlarla tanışma arzusu öyle bir yerleşiyor ki içinize hep daha fazlasını istiyorsunuz.

Peki ya ” Neden blog yazmak istiyorsun?” derseniz….

Artık gezip gördüklerimi, deneyimlediklerimi çevremdeki eş-dosttan daha fazlasına anlatma isteği dolmaya başladı. “Herkesin deneyimi kendine.” deriz biz ; ancak kim bilir belki benim anlattıklarım da birilerinin ilhamı olur!

Dünya aslında çok güzel bir yer. Yaşanacak tek bir ömür fakat gezilecek çok yer var. O yüzden….

Durmayın! Gezin!